Güneş avı

Latif Erdoğan | Bugün | 23.03.2010

"Bismillah", tevhid, teslim ve tevekkül manalarının bütününü birden içerir.


Tevhid, Cenab-ı Hakk'ın zat, sıfat, esma ve fiillerinde tek, bir ve mutlak oluşunu tasdik demektir. Teslim O'na bağlanışı, tevekkül ise O'na güvenişi ifade eder.

Kişi, "Bismillah" dediği anda, derece ve mertebeleri farklı olsa da, bu üç kavramın muhtevasına dehalet etmiş sayılır. İmanının kuvveti nispetinde bu dehalet ve intisaptan istifade eder. Dili, kalbi, ruhu, duyguları "Bismillah" ile nurlanır. Niyetleri, talepleri, istekleri, teşebbüsleri, bir rahmet esintisi olan insiyaki önseziyle ve çoğunlukla yazgısına uygun gerçekleşir. Daha hayırlısıyla tebdil gibi manevi müdahaleler dışında arzularına kavuşmakta hep başarılı olur.

Tevhid, insan "ben"inin, önce kendine bendelikten, sonra diğer bütün bendeliklerden kurtularak "Mutlak Ben"e inkıyat ve boyun eğişiyle taklitten tahkike ulaşır. Otuzuncu Söz'den öğrendiğimiz üzere, "ben", kendi mahiyeti deşifre olduğu ölçüde kainatın gizemini deşifre eden bir anahtar hükmündedir. Aynı şekilde, ilahi isim ve sıfatların gizli hazinelerine girmek, o hazinelerden istifade ediyor olmak da yine "ben"in bilinmesiyle yakından alakalıdır.

"Ben", varlığını hangi seviyede yokluğa ve hiçliğe yaklaştırırsa, onun varlığından hayır adına o derece çok yararlanmak mümkündür. "Ben"in varlık iddiası ne kadar fazlaysa, hayırda faydası o kadar az, şerde etkisi ise o kadar fazladır. "Bismillah", bu nok...


YAZININ TAMAMINI OKU


Sitelerimiz En İyi INTERNET EXPLORER İle Görüntülenmektedir