Ufuktaki dönemeç

Latif Erdoğan | Bugün | 19.01.2010

İhtilaller devlete, inkılaplar ise medeniyete taliptir.


Bizler, medeniyete talip olanı seçmek durumundayız. Bir medeniyet, ancak bir başka medeniyetle fethedilir. Öyleyse bizler, öncelikle fatih medeniyetin inşasını gerçekleştirmek zorundayız.

Yıkılmış medeniyetlerin harabe duvarları, ibret almaya niyetli bakışlarımızın karatahtası olmalıdır. Yarım kalmış cümleleri, harfleri düşmüş kelimeleri, şekli silinmiş harfleri bir bir tamir ederek, tashihini yaparak, yeniden kurarak eksik metinleri tam ve doğru okumalıyız; okumalı, hayata da tam ve doğru yorumlamalıyız.

Yüce Beyan bize bir uyarıda bulunuyor: "Bir millet kendini değiştirmedikçe, Allah o millete verdiği nimetlerini değiştirmez." (8/53) Bu nimetler, Allah'ın onlara lütfettiği maddi-manevi değerlerin bütünüdür. Dini değerlerin bütünüdür, ahlaki değerlerin, ekonomik değerlerin, siyasi değerlerin bütünüdür. Bu bütünler ancak bir bütün içinde korunur. O bütünün adı medeniyettir. Kendi bütünlüğü içinde kalabildiği sürece medeniyet yaşam hakkını sürdürür. Değişmek medeniyetin inkırazı, bölünmek ise intiharıdır.

Devleti bütün millet, medeniyeti ise teker teker fertler taşır. Onu taşıyacak fertler olmadan medeniyet inşası muhaldir, imkânsızdır. Var olan medeniyetin bekası da yine onların varlığına bağlıdır. Ayette dikkatimiz bu önemli ve öncelikli hususa şöyle çekilir: