Her partiye bir "David" lazım!

Perihan Çakıroğlu | Bugün | 13.03.2010

Her şeyden önce çok gerçekçi, çok yalın. Konuşurken, yan yollara sapmıyor, olduğu gibi, düşündüğü gibi konuşuyor.


ABD Başkanı Obama'ya seçim kazandıran kampanyanın lideri olması, seçim zaferinden sonra ülkesinde en çok dikkati çeken adam haline gelmesi, yazdığı kitapların çok satması, sanki umurunda değilmiş gibi davranıyor.

Belki, biraz kötü zamanda geldi İstanbul'a.

Elazığ depremi, sözde Ermeni soykırım tasarısının ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde kabulü, ardından da İsveç Meclisi'nden çıkmasının moral bozukluğunu yaşarken dinledik David Plouffe'yi.

Onun anlattıklarından "Hangi dersleri çıkardık" meselesine gelirsek, dünya gerçeklerini yakaladık öncelikle...

İnternetin, dijital teknolojinin, sosyal bağlantı sitelerinin bir dünya liderinin ortaya çıkmasındaki müthiş etkilerini saptadık.

Bay David'i dinlerken, hiç şans verilmeyen Obama'nın, çoğu özel sektörden gelme 6 bin kişilik gönüllü ve seçilmiş gençlerden oluşan 'Seçim Ordusu'yla 1 milyar dolar harcayarak, rakip liderlerini nasıl bertaraf ettiğini, yüzde 53'le Beyaz Saray'a...


YAZININ TAMAMINI OKU


Sitelerimiz En İyi INTERNET EXPLORER İle Görüntülenmektedir